ŞEYMA GÜR

Ben bir ameleyim.

Amelelerden bir amele.

Âlemlerin Rabbinin mülkünde.

Ne için işlediğini bilen mutlu bir amele.

Sa’yinin neticeleri hakkında az çok fikri olan bir amele.

Meselâ, ben rızkımın peşinde koştuğumu düşünüyorum. Zerzavat ekiyorum, suluyorum, çapalıyorum. Yani çalışıyorum. Rabbim ise, Esmasının türlü çeşit cilvelerini o zerzavatta göstermek için beni çalıştırıyor. Hattâ bazan börtü böceğini beslemek için de beni çalıştırıyor. Ben ekiyorum, onlar yiyor!

Cenab-ı Allah birbirinden güzel eserlerini teksir etmek istiyor, beni vasıta yapıyor, çalıştırıyor. Seve seve, bayıla bayıla bir çalışma bu. Meselâ çiçek yetiştiriyorum, çeşit çeşit. Ben kendim için, gönlümü hoş etmek için yaptığımı düşünüyorum. Rabbim ise benim elimden güzel Esmasının güzel aynalarını müştak ve hayran nazarlara gösteriyor.

Kedi bakıyorum diyelim. Zikrine ortak oluyorum. Onun işi zikir, benim işim ona hizmet etmek oluyor.

Evlât büyütüyorum hesapta. Gözümün aydınlığı olsun diye. Rabbim ise beni hayata hizmet ettiriyor.

Çok çeşitli işlerde çalıştırılıyorum. Yaptığım her işin hem çok semereleri var, hem de çok çeşitli ücretleri. Primler, bonuslar, ikramiyeler… Rabbim bir iş yaptırır, bin öder. Hem de hesapsız şekilde hoşnut eder.

Rabbimiz  “İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır” buyuruyor. (Necm: 39.) Ama lütuf ve kereminden, çalışmanın karşılığını bol bol veriyor.

Ganiyy-i Kerîm ve  Hakîm-i Zülcelâl olan Allah, besleyici maddelerin  içine hem şifâsını, hem lezzetini aynı anda koyduğu gibi, verdiği vazifelerin içine de peşin ücretlerini koyuyor. Evlât sevgisini içine çekmek, çiçekler arasında yaşamak, elinin emeği taze sebze yiyebilmek, nebatatla, güneşle, toprakla, suyla ahbap, bulutların geçişine şahit  olmak, kuş sesleri arasında çalışmak, bir kedinin dostluğunu kazanmak, konuşmadan anlaşmak, onun daha bu dünyada ikram ettiği sayısız ücretlerden sadece bazıları.  Âhiret yurdunda bekleyenleri  ise kul hayal bile edemez!

Allah’a abd ve amele olan zarar etmez! Mahrum kalmaz ne işten, ne şevkten, ne zevkten, ne ücretten.

Hem işlerim, hem şükrederim vesselâm.