GÜLŞAH ERDEMİR

Anneler Günü…

Babalar Günü…

Anneler Günü bitti, şimdi sıra yetimlerin gözyaşları içinde babalar Gününü idrak etmesine geldi. Babalar Günü dedikleri sadece babası olanlar için. Ya benim gibi babası olmayan ne yapacak? Kime hediye alacak? Kimi öpüp sarılacak?

Ben daha bir buçuk yaşında iken babamı kaybettim (Allah rahmet etsin). Babası olanların yaşadığı nice şeyleri yaşayamadım. Hep eksik kaldı bir tarafım.

Meselâ

Yeni yeni yürümeye başladığım, düşüp dizimi  yaralayıp “Acıyooo!” diye ağladığım zaman “Dur öpeyim geçsin” diyen,  yaralı yerime bir buse konduran o merhametli dudakları hissedemedim.

Uykum geldiğinde beni sıcacık kucağına alıp kollarıyla saran “Hadi uyu bakalım tatlı kızım” diyen babamın, o cennet kokusunu içime çekemedim.

Oyuncak bebek istediğimde “Ben güzel kızıma bebek almaz mıyım?” diyen o cömert sesini duyamadım.

Hastalandığımda “Merak etme iyileşeceksin” diyen o şefkatli tesellisini duyamadım.

Büyüyüp de elbiselerim küçülünce beraber alışverişe gittiğimiz zaman,  yeni elbisemi üzerime giydiğimde “Maşallah ne güzel yakıştı benim güzel kızıma” diyen o gülen gözlerini göremedim.

Bayramlarda  “Senin de bayramın mübarek olsun” diyen bir el öpemedim.

Okulda başarılı olduğumda “Kızım seninle iftihar ediyorum” derken başımı okşayan o elleri başımda hissedemedim.

Büyüdükçe “Kızım da büyüdü, koca kız oldu” diyen gururla bakan gözleri göremedim…

Daha niceleri, niceleri…

Şimdi söyleyin bana Babalar Gününü  icad edenler! Babası olmayan küçük kızların yüreklerindeki o acıyı nereye koyacaksınız? Hiç düşündünüz mü?

Düşünemezsiniz!

Çünkü siz yüreğinizin yarısını kaybetmek ne demek bilemezsiniz.

Çünkü siz yetimlik nedir bilemezsiniz.

Çünkü siz babanızı kaybetmediniz.

Evet ben büyüdüm artık. Ama içimdeki babasını çok seven küçük kız hâlâ büyümedi, hâlâ babasını çok seviyor. Ve babasına kavuşacağı günü bekliyor.

O yüzden biraz sessiz olun lütfen!

1 YORUM