Sueda Betül Uludağ

Yarın bir sınavım var. Herkesin farklı farklı amaçlar uğruna hazırlandığı bu sınavda benim de kendimce çok sağlam, çok ulvî amaçlarım var.

Sınava hazırlanırken zor olan kısım duygu durumunu kontrol altına almak ve inancını muhafaza etmek. Benim de bunu yapamadığım anlarda kendime tekrarladığım bir şey var:

Benim bu sınavı kazanmak için çok çok sebebim var. Asılsız, kaynaksız birkaç olumsuz düşüncenin, ümitsizliğin bu koca koca beslediğim büyüttüğüm hedefleri yıkmasına izin vermeye Allah’ın izniyle niyetim yok. Eğer ben o ümidimi, inancımı kıracak şeylere fırsat verecek olursam birçok emeğe ve o emeğin altında yaşattığım güzel duygulara ayıp etmiş olurum.

Benden buraya kadar Allah’ım. Ben bundan sonrasını sana bırakıyorum. Hatta bu vakitten sonra hepsini sana bırakıyorum. Çünkü ben hiçim ama sana âidiyetimle değerliyim. Sen beni bir an bile kendimle baş başa bırakma! Varlığını bana sonuna kadar hissettir!

Senden istediğim başarı dünyevî bir amaç gibi görünebilir. Ama kalbimi biliyorsun ya, ben de Hz. İbrahim gibi batıp gidenleri sevmiyorum. Ben yok oluşlardan, kayboluşlardan öyle korkuyorum ki bundandır amacım, kaybolup karanlığa gidecek bir şey olmadı. Beni yaratan olarak yaratılışımı, programımı sen biliyorsun. Yaratılışımda fâni mührü olanlara yer olmadığını da biliyorsun ve beni biliyor olman, beni öyle rahatlatıyor ki. Sesimi kimselerin duymadığını sandığım şu âlemde beni senin duyduğunu bilmem, benim yolumu öyle aydınlatıyor ki bu her şeye yetiyor.

Sen bana öyle güzel yollar aç ki hepsi sana gelmemin bahanesi olsun.

Allah’ım, beni yaratanım, beni her şeyimle bilenim! Bende öyle bir şey var biliyorum; kalbime koyduğun, içime sığdıramadığım, öyle kocaman öyle yüce bir şey var ki ben tüm emeğimi bunu aramak uğruna ortaya koydum. Başta kendimi sonra tüm sevdiklerimi belki de insanlığı kurtaracak o aradığım şeyi. Ben bunun için yoldayım, çokları gibi yaşanmamış bir hayatın sonunda karşılamak istemiyorum ölümü. Ben şimdiden bu hayatta dâimîliği yakalamak istiyorum. Bana öyle geliyor ki yaratılışımın sebebi; kalbime koyduğun o gâyelerin gâyesini bulmak. Benim yaşadığıma değecek olan işte odur. Bunu da sen elimden tutmazsan yapamam. Ancak senden isteyerek, senin yardımınla yapabilirim.

Bu, çalıştığım sene boyunca şuna inandım. Sen bana bir şeyi nasip etmediysen veya etmeyeceksen biraz sonrasına daha güzelini sakladığındandır. Çalışmamın yanına sabrımı ve sana inancımı koydum. Benim bunları yazdığım, istediğim bir Rabbim var ve biliyorum ki O beni yalnız bırakmayacak. Ben bana vereceğin en güzel başarıyı senin yoluna koyacağıma söz verdim. Sen bana öyle güzel yerler nasip et ki, öyle insanlardan öyle şeyler öğreneyim ki, içime koyduğun; Rabbimi aramak yolunda olduğum yola ışık katsın.

Sen kimsenin bilmediği; içimden geçen koca âlemleri bilensin. Senin bilmen her şeye bedel. Allah’ım, sen o koca âlemi daha da zenginleştir. Sen beni hep sev, sen beni hep koru, çünkü korumana çok muhtacım. Senden istediğim şeyi biliyorsun ancak beni nerede başarılı kılacaksan; var oluş amacımı nerede, nasıl bulacaksam; neresi benim bekâma vesile olacak, başkalarının da ebedi saadetine vesile olacaksa beni oraya sevket!

Sen beni utandırma Allah’ım.