Selma Dörtkardeş

   “Tesadüfe havalesi hiçbir cihet-i imkanı olmayan kasdi ve hakimane bir temyiz ve tefrik, ihtiyari ve rahimane bir tezyin ve tasvir manası ve hakikati, o hadsiz enva ve efrada gündüz gibi aşikare görünüyor ve bir Sani-i Hakimin eserleri ve nakışları olduklarını gösterir.” (Asa-yı Musa)

Bahar gelmiş. Her yer yemyeşil, rengârenk çiçeklerle dolu. İnsan bir başka mutlu oluyor bir ağacın çiçeğinin kokusunda. Benim, bizim için yaratılmış. Aramızda bir uyum.

Nasıl durur ki insan yerinde? İzlemek, şahitlik etmek lazım bu anlara. İşte bu mutluluk ve enerji dolu yürüyüşlerin birinde, yönümü ağaçlar grubunun herkesçe malum  ve meşhur bir ferdini izlemek için boğaza çevirdim. Çok sürmeden kendimi tam da istediğim bir yerde, manzaranın ortasında buldum. Birden ağzımdan ister istemez şu cümleler döküldü: “Sen ne güzel yapılmış, ne güzel yaratılmışsın!.İsmin, cismin ve güzel özelliklerinle evet sensin, başkası değil. Hepimiz seni çok uzaklarda olsan da fark edebiliyoruz, çünkü sen bir başka güzelsin, dikkat çekensin.”

Sonra düşünmeye devam ederek dedim: “Bir ağaç ki çamurlu suyunu içiyor ve ona özel rengine boyanıp karşımıza çıkıyor; arz-ı endam eder gibi.”

Adını “erguvan” koymuşlar. Öyle ki senede sadece bir ay görebilmek nasibimiz. Bu kısacık sürede bile işte böyle iştiyaka gelebiliyoruz bu eşsiz sanat karşısında. Öyle bir sanat ki Sanatkârı hatırlatıyor. Onu yeşilliğin arasında, kendi rengine boyamış. O da sanki “Beni Yaradan işte böyle Kudretli, Rahmetli ve Hakîm bir Zat olabilir” der gibi.

Bu düşüncelerle dolu iken birden bir meltem esiyor, düşüncelerimi teyit eder gibi. Güneş boğazın sularına aksediyor. Yeşilin doyumsuz dinginliği içinde Erguvan bir bütün. Tamamlıyor bu güzelliği.

Ruhum besleniyor, huzurun tam ortasında buluyorum kendimi. Temiz havasını çekerken boğazın, baharın rengârenk nakışları ile bir başka hissediyorum, canlanıyorum birden.

Bu güzellikler, bu anlar, bu manzara ve bu doyumsuz seyir hep benim için. Serilmiş önümüze hepimizin. Nasıl da mutlu oluyorum bunları düşünürken, kendime geliyorum. Benim, bizim için yaratılmış tüm bu güzellikler biliyorum.

Gün yavaş yavaş sona ererken, tekrar baharı, Erguvan’ı selamlıyorum. Ve bu tarifsiz an’ı belleğimin en özel yerine nakşediyorum. Tekrar tekrar hatırlamak üzere..