On yaşındaki Nurbanu Bakraç’ın bir cami ziyareti hatırası:

Ben medreseleri ve camileri çok seviyorum. Annem her fırsatta beni medreselere ve camilere götürür. Cami rehberimiz genelde Leylâ teyzem olur. Leylâ teyze annemin arkadaşı; bilgili, enerjik, şakacı çocukları seven, iyi kalpli, tatlı biridir.

O gün Rüstempaşa Medresesindeki buluşmamızdan sonra ne zamandır gitmeyi planladığımız Küçük Ayasofya Camiine gittik. Gerçekten büyük olan Ayasofya Camiine benziyordu. Tek katlı evlerin olduğu şirin sokaktaki Küçük Ayasofya Camiinin içine girdik. Cami çok sade, sessiz ve sakindi. Genelde camilerin duvarları süslü olur, fakat burası öyle değildi. Duvarları bembeyaz boyanmıştı. Camilerde yukarı çıkan merdivenler kenarlarda olurken, bu camide merdivenler tam ortadaydı. Hava kapalı olduğundan yağmura yakalanmamak için daha geniş zamanda gelmek üzere camiden çıktık. Ama birden yağmur bastırdı. Bilgi küpü olan Leylâ teyzem yakında Sokullu Mehmet Paşa adında bir camiin olduğunu, yağmur dininceye kadar orada oturabileceğimizi söyledi. Aceleyle yokuşu çıkıp camie ulaştık.

Bu camiin içi, Küçük Ayasofya Camiine göre daha süslüydü ve güzel çinilerle kaplıydı. İkindi namazımızı kıldık. Namazdan sonra Leylâ teyzem camiin içinde Hacerü’l-Esved taşından parçalar olduğunu söyledi. Biz de aramaya başladık, ama bulamadık. Sonra cami görevlisi olan amcaya taşların yerini sorduk. O da bize yerlerini gösterdi. Camiin nasıl yapıldığını, Hacerü’l-Esved taşının parçalarınım buraya nasıl geldiğini anlattı. Sonra “Hadi gelin size taşlardan bir tanesine elinizi sürdüreyim” dedi. Biz çok heyecanlandık. Sonra sırayla elimizi sürdük. Ben taşa değince elimde bir yanma hissettim. Bu his camiden çıkana kadar geçmedi. Amcaya teşekkür ettik. Amca “Kadir Gecesinde Peygamber Efendimizin sakalı geliyor, bekleriz” dedi. Biz de tekrar teşekkür ederek camiden ayrıldık. Sonra İstanbul’un kalabalığına karışarak evimizin yolunu tuttuk.

Bütün bunların olduğu gün doğum günümden bir gün sonraydı. Benim için çok güzel bir doğum günü hediyesiydi. Hele Hacerü’l-Esved taşına değdiğim an!..