Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan hocanın “Hadis – Sünnet Üzerine” isimli kitabından aydınlatıcı bir anekdot:

Hocanın doçentlik sınavında Hz. Aişe’nin “Eğer kadınların yeni yeni icad ettikleri halleri Resulullah sallalahu aleyhi ve sellem görseydi, İsrailoğullarının kadınlarının men olunduğu gibi onları mescide gitmekten alıkoyardı” (Buhârî, Ezan 163; Mülim, Salat 144) sözüne dayandırılarak sünnetin değiştirilip değiştirilemeyeceği sorulmuş. Hoca duraksamış ve “Evet, değiştirilebileceğine işaret ediyor” demiş.

Sınavdan sonraki ilk dersinde öğrencileri sınav sorularının neler olduğunu sorduklarında hoca mezkûr soru-cevabı anlatmış. Bunun üzerine bir öğrencisi kalkıp şöyle demiş:

“Hocam, Hz. Aişe’nin o sözü sünnetin değiştirilebileceğini değil, değiştirilemeyeceğini göstermiyor mu? Arapçada ‘Eğer Peygamber görseydi…’ cümlesi şart cümlesidir. ‘Men ederdi’ şartın cevabıdır. Şart yerine gelmediğine göre cevabı üzerine hüküm bina edilemez, cevap da yok hükmünde değil midir?”

Hoca büyük bir tevazuyla öğrencisinin bu muhteşem tespitini kitabına almış ve bir hoca olarak büyüklüğünü göstermiş.

Bize de şahane bir ölçü öğretmiş.

Evet, Hz. Aişe, hanımların bazı hallerini tenkit ediyor bu sözü ile, ama “Öyleyse hanımları mescide gitmekten men edelim” demiyor. Onun sözünden, sünnetin değiştirilebileceğine delil çıkmaz.

Zaten Resulullahın (a.s.m.) hayatta iken söylemiş olduğu kapı gibi üç hadis-i şerif, konuyu yeterli açıklıkta ortaya koyuyor ve aksi yönde bir hüküm verilmesine geçit bırakmıyor:

“Allah’ın hanım kullarını Allah’ın mescidinden men etmeyiniz.” (Buhârî, Cum’a 13; Müslim, Salat 136; Ebû Dâvud, Salat 52).

“Sizden izin istediklerinde hanımlarınızı mescide gitmekten alıkoymayınız.” (Müslim, Salât 135, 138, 140; Ebû Dâvud, Salaât 52).

“Kadınları geceleyin mescide gitmekten alıkoymayın.” (Müslim, Salat 138).