TUBA YÜCE

ir koku geliyor pencereden mis gibi. Evet, ben bu kokuyu tanıyorum:

Her sene vakti geldiğinde balkondan içeri doğru uzanmış uzunca bir dalın üzerine dizilmiş çiçekler.

Ihlamurlar. Neredeyse balkonun yarısını kaplamışlar. Dalın ucundan tutup hafifçe yukarı kaldırdığımızda, altındaki mis kokulu çiçeklerin bize tebessüm ettiğini görüyoruz.

Bu koku bize ne anlatmak istiyor.

Bir koku var ve bu kokuyu tanıyabilen bir insan var.

Ve bu insanda kokuları ayırt edip hatırlayabilen bir burun var.

Kokuyu da, koklayanı da bilen birisi insana bu cihazı vermiş.

O bizi biliyor. Bizim de Onu tanımamızı istiyor.

Ve bir yaz sabahı bir ıhlamur dalına dizdiği nimetleriyle bize rahmetini hatırlatıyor.