TUBA GÜVEN / Fotoğraf: TUBA YÜCE

21.yüzyılın en uzun ay tutulmasına şahitlik edebilecek olmanın heyecanıyla ara ara gökyüzünü yokluyor, tutulma saatini bekliyordum. Nihayet beklenen saat gelmişti.

Almanya saatiyle 21:20 gibi evimizin bahçesinde tutulan kameri arıyordum, fakat iyi göremediğimden çatıya çıkıp oradan görmeye çalıştım. Muhteşemdi! Dakikalarca bu eşsiz manzarayı seyrettim.

Cenab-ı Hakkın varlığına delil olan o ay,

Hâlık-ı Âlem’i bize târif ve îlan eden o ay,

Mucize olan güzelim ay,

Peygamber Efendimizin parmağının işaretiyle ikiye bölünen o ay,

Peygamber Efendimizin Hak peygamber olduğuna delil olan o ay,

Asırlar önce müslim ve gayr-ı müslim tüm insanlığa kendine hayretle baktiran o ay,

Bir çok insanin hidayete ermesine vesile olan o ay, işte şimdi karşımda bambaşka bir güzellik sunuyordu.

Daha sonra sünnet olduğundan ve ay tutulma vaktinin, Cenab-ı Hakka yönelip ona iltica etmenin, Allah’ın büyüklüğünü hatırlamanın ve zikretmenin tam zamanı olduğundan Husuf namazı kılıp zikir çektim.

Ay’ın o muhtesem kızıllığının fotoğrafını çekmeye çalıştım, fakat tam netleştiremedim. Belki dışarıdan daha iyi çekebilirim diye sokağa çıktım.

Bir de ne göreyim, bir sürü insan sokağın ortasında durmuş aya hayretle bakıyor, fotoğrafını çekiyor ve onun hakkında konuşuyordu.

Alman ve gayr-ı müslim komşularımızla ayın fotoğrafını  net çekip çekemediğime dâir ufak bir diyalogumuz oldu. Çektiğim fotoğrafı gösterdim ve eve döndüm.

Bu olayın Peygamber efendimizin bir işaretiyle ayı ikiye ayırmasına benzer bir tarafı vardı.

Çünki o zaman ayın Allah’ın emriyle ikiye bölünmesiyle insanlar da ikiye bölünmüştü.

Kimisi o an ayın ortadan ikiye bölümlenmesinin Peygamber Efendimizin mucizesi olduğuna şahitlik etmiş, Peygamber Efendimizin hak peygamber olduğunu, Cenab-ı Hakkın
varlığını ve birliğini tasdik etmişti. Kimisi ise inkâr yolunu seçip ayın bölünmesini sebeplere, sihirlere vermişti.

Ay tutulması da öyle değil mi? Ortada sıra dışı, farklı gözüken bir olay vardı ve  herkes, tüm insanlar hayretle aynı olaya bakıyordu.

Ama kimisi ay tutulmasını seyrederken Cenab-ı Hakkın kudretini ve azametini tefekkür ediyor, daha sonra hayret ve huşû ile husuf namazını kılıp Cenab-ı Hakkı zikrediyordu.

Kimisi ise asırlar önce olduğu gibi gaflete dalıp ayın tutulmasını sebeplere veriyorlardı.