ZÜBEYDE GÖKALP

Her ne kadar geleneklerimiz ve güzel hasletlerimiz hayatımızdan birer birer çıkıyor olsa da, duyarlı, merhametli, etrafiyla ilgili insanlara da çok şükür rastlıyoruz zaman zaman. Onlar kalp insanı, merhamet insanı…

Böyle insanlardan biriyle tanışmıştım bir vesileyle. Kızımın okulunda okuyan bir öğrencinin velisiydi. Yüzünde kalbinin inceliğini, yumuşaklığını taşıyordu Emine Hanım.

Bir Ramazan günüydü, telâşla koşuşturuyordu. Akşama birkaç büyük kap yemek yapacakmış. O gün o semtin her Çarşamba kurulan pazarı vardı. Pazarcılar iftar vakti evlerinde olamayacakları için onlara yemek gönderecekmiş eşiyle.

O farkında olmadan duydum. Onun için sıradan bir işmiş gibi anlatıyordu.

Ama ben çarpıldım, sarsıldım tabiri caizse. “Allahım, ne büyük yürek!” dedim kendi kendime. Koca Çarşamba Pazarının esnafını içine alacak bir yürek…

Demek insan isterse iyilikte sınır yok, merhametin ulaşamayacağı bir yer yok. Çünkü merhamet iyidir, iyileştirir insanı, çiçeği, böceği, değdiği her yeri… Allah ondan ve onun gibilerden razı olsun. Bunu sadece duymak bile bana nasıl iyi geldi, hiç unutmam.

Ve o gün bir karar aldım merhamet günlüğü tutmaya, sayfaları hep dolsun diye dua ederek…