ŞEYMA GÜR
Biçtiğim çimleri, budadığım bitkileri bir yığın yapmış, ıslatıp üzerilerini örtmüş ve beklemeye bırakmıştım.
Çürüdüler önce. Sonra işlemler işlemler..Uzun zaman sonra açtım baktım ki mis gibi toprak olmuş.
Kadir-i Rahîmin milyonlarca minik askeri çalışmış çabalamış ortaya şahane bir şey çıkmış:
Toprak.
Ve toprak temizdir, temizleyicidir.
Hayata menşedir.
Hadsiz çiçeklere tezgâhtır.
Bin bir esmaya şeffaf bir aynadır.
Câna dosttur.
Mahviyettir.
Sükûn içinde faaliyettir.
İşte o an anladım; toprak olmak hiç de fena bir şey değil. Hakîm-i Zülcelâl çürütüp zayi etmiyor da toprak ediyor. Toprağa dönüşmek, çok büyük temizlik, güzellik. Öyle olmasa zaten yapar mıydı Alîm-i Külli Şey?
O ne yapsa güzel yapar.
Ruh zaten mahfuz elhamdülillâh.
Cismimin toprak olma düşüncesi şimdi çok sevimli bana.







