Risale-i Nur müellifi Bediüzzaman Said Nursî, âhiret pazarı için son derece kârlı bir mevsim olan Üç Aylara ve Mübarek Gecelere mektuplarında geniş yer vermiştir.

Üç Ayların yaklaşmasıyla birlikte talebelerine bu mübarek mevsimi iyi değerlendirmeleri konusunda hatırlatmalarda bulunan Bediüzzaman, bu mevsimlerde yazdığı mektuplarında onların mübarek gün ve gecelerini tebrik etmeyi hiçbir zaman ihmal etmezdi. Ümmetin de yüzyıllardır büyük bir rağbet gösterdiği bu faziletli zaman dilimleri hakkında tereddütlerin uyandırılmaya çalışıldığı günümüzde, Bediüzzaman’ın bu teşviklerine her zamankinden fazla ihtiyaç duyuluyor.

Lâhikalarda pek çok örneğine rastlayabileceğiniz mektuplardan iki kısa pasaj:

Beş günden sonra çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan Şuhur-u Selâse [Üç Aylar] gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir’de otuz bine çıkar.

— Şualar

Seksen küsur sene manevî ve bâki bir ömrü kazandırmak sırrını taşıyan Şuhur-u Selâsenizi ve Leyle-i Regaibinizi bütün ruhumla tebrik ediyorum.

İki-üç gün evvel, Yirmi İkinci Söz tashih edilirken dinledim. Gördüm ki, içinde hem küllî zikir, hem geniş fikir, hem kesretli tehlil, hem kuvvetli iman dersi, hem gafletsiz huzur, hem kudsî hikmet, hem yüksek bir ibadet-i tefekküriye gibi nurlar var. Bir kısım şakirtlerin ibadet niyetiyle risaleleri ya yazmak veya okumak veya dinlemekliğin hikmetini bildim. Bârekâllah dedim, hak verdim.

— Kastamonu Lâhikasından