ŞEYMA GÜR
Muazzez teyzemiz 78 yaşında. O, hayatı Kur’ân ve Risale-i Nur ekseninde şekillenen bahtiyarlardan. Risale-i Nur’lara meftun; tanıdığından bu yana, ruhu Nurlarla beslenmiş hep. Derslere devam edemezse hasta olur. O yüzden fedakâr evlâtları onu mümkün mertebe Risale-i Nur derslerine taşımaya gayret ediyorlar.
Zihni son derece dinç Muazzez teyzemizin. Derslere gelemeyen birisi olursa derhal fark eder, sorar soruşturur, ilgilenir. İlk gördüğünde de yokluğunu fark ettiğini bildirir, derslere devam etmesi için teşvik eder.
Hani varlığı ve dualarıyla, belâlara karşı bize siper olan yaşlılarımız var ya, Muazzez teyzemiz de işte onlardan. Onu dinlerken “Ben de onun duâsında yer alabilsem” dersiniz.
O, hayatın sırrını çözmüş. Zamanın değerini de bihakkın idrak etmiş. Boş zaman geçirilmesine tahammülü yok. Örgü örmek gibi belki en masum bir meşguliyet bile okumanın yerini almamalı. Mümkünse bütün zamanlar, iman ilimleri tahsil edilmeye sarf edilmeli.
Bir gün iğneye iplik geçirmeye uğraşırken bir türlü muvaffak olamadı ve sinirlendi:
“İğne iğne! Beni kızdırıyorsun! Kıymetli zamanımı çalıyorsun!”
O kadar…









