Gülnaz Demirci, oğlu eşliğinde Çorlu devlet hastanesinde dahiliye doktorunun muayenehanesine girdi. Yüzünde ıztırabının izleri vardı. Vücudunun muhtelif yerlerinden yükselen ağrılar onu hayli zorluyordu. Belli ki uykusuz bir gece geçirmişti. Oğlunun kolunda içeriye girip, güçlükle hasta koltuğuna ilişti.

Doktor sordu:

“Anlat bakalım teyzeciğim ne şikâyetin var?”

Gülnaz Demirci duraksamaksızın ani bir refleksle:

“Hâşâ” dedi. “Ne şikâyetim olacak! Rabbimden gelenden hiçbir şikâyetim yoktur!”

— Şeyma Gür