Uzun zamandır bir düzine insana fazlasıyla yetebilecek sayıda hastalıklarla yaşayan Abdülhamid Oruç hoca, macerasını kendisine has nükteli üslûbuyla anlatıyor:

 

Elli sene kadar evvel diyabetle tanıştım. Baştan biraz kavga ettikse de zamanla birbirimize alıştık. Bazı sözleşmeler yaptık, onlara riayet ettiğim zaman bana fazla dokunmadı; böylece geçinmeye çalışıyoruz.

Sonra tansiyon geldi, onunla güzel idare ediyoruz.

Zamanla kilolarım biraz artınca misafirlerim arasına kolesterol de katıldı.

Bir gün elime Hz. Bediuzzaman’ın HASTALAR RİSALESİ  geçti. Onu defalarca okudum. Hastalığa talip olunmaması, fakat maruz kalındığında da telâş edilmemesi, bir taraftan çaresini ararken diğer taraftan hikmetini, faydalarını  tefekkür edip  sabretmek gerektiğini anladım. Hakîm olan Allah’ı, adeta insanlara şikayet edermiş gibi davranılmamasını öğrendim. Hastalar Risalesi bana bir gözlük verdi, her sıkıntıya o gözlükle bakmayı öğrendim.

On sene evvel açık  ameliyatla prostatım alındı.

Yedi sene kadar evvel sağ olsunlar doktorlarım, iki taksitte yine açık ameliyatla kolonumun tamamına el koydular.

Üç sene evvel Çorlu’da Op. Dr. Cenap Özkara kalbimi biyonik gibi yaptı. Beş damar değiştirdi, bir de kalp kapakçığı taktı.

Yetmiş altı yaşıma kadar Rabb-i Rahîm’im  bu kadar imtihana rağmen hayatımı idame ettirdi. Bütün bunlardan sonra, insanın ölümüne hastalıkların değil, tayin edilen ecelinin sebep olduğuna, iman esaslarına inandığım gibi inandım. Daha kaç kontörüm kaldığını bilmiyorum.

Kardeşlerim! Hastalıkların bir misafire benzediğini, biraz davetsiz gelseler de onları kimin gönderdiğini bilirsek, ona göre davranırsak, ağırlaşan sıkıntı çok daha azalıyor.

Ben de öyle yapmaya çalıştım, onlara itibar ettim, yüzümü ekşitmemeye çalıştım. Onlar da benden memnun oldular ki duyan geldi, duyan geldi, biz de bugünlere geldik. Ev sahipliğini ne kadar becerebilğimden emin olmamakla beraber, zamanı gelince benim hakkımda iyilikle şehadet edeceklerini ümit etmek istiyorum.

Hiç önemli olmayan aciz ve naçiz şahsiyetimin, o kadar da önemli olmayan bu sağlık raporumun yazılmasının sebebi, hasta olan kardeşlerimin, gerekli tedavilerinin yanında, manevî yönden, bir moral ve hüsnüzan eczanesi olan Hastalar Risalesinden o gözlükleri  tedarik etmelerini hatırlatmaktır. Bunu yaptıklarında, durumlarının öyle vehmettikleri kadar da vahim olmadığını göreceklerdir.

Ve minallahi’t-tevfîk. Yâ Şâfi, yâ Allah, yâ Muâfi, yâ Allah, tevekkelnâ alallah.