ESRA KAĞIT
Bugün erken saatlerde dışarıya çıktığımda pastane ve fırınların önünde âdeta kule gibi dizilmiş olan kandil simidi kutularını görünce içime huzur doldu ve gülümsedim. Ne de olsa bunlar senenin sadece beş özel gecesine mahsus hazırlıklar ve bugünün sonunda gelecek olan kudsî bir geceden haber veriyorlar.
Tıpkı bazı dükkânların camına yapıştırılmış olan üzerinde kocaman puntolarla “KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN” temennîsinin yazılı olduğu kâğıtlar gibi…
Bugün bütün hazırlıklar Leyle-i Berat’ı müjdeliyor ve bu müjde insanın kalbine sürûr salıyor, ahirzaman ümmeti bu gece dünyalık telâşlardan sıyrılmanın sükûnuna varıyor.
Bu gelen gece öylesine kıymetli ki, hem bütün senenin kudsî bir çekirdeği hükmünde, hem de bu gecede bütün beşerin mukadderâtı yazıldığı için Leyle-i Kadir kudsiyetinde bir gece…
Bizleri bu mübarek geceye tekrar kavuşturan Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun.
Şimdi yapmamız gereken bu mübarek geceden azamî derecede istifade edebilmenin derdine düşmek.
Bu noktada Hz.Bediüzzaman Said Nursî tavsiyeleri ile yine imdadımıza yetişiyor:
Her bir hasenenin Leyle-i Kadir’de otuz bin olduğu gibi, bu Leyle-i Berat’ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i Kur’ân’ın sevabı yirmi bine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhûr-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâli-i meşhûrede on binler, yirmi bin veya otuz binlere çıkar. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur’ânla ve istiğfar ve salâvatla meşgul olmak büyük bir kârdır.
Elli senelik bir manevî ibadet ömrünü ehl-i imana kazandırabilen Leyle-i Beratınızı rûh-u canımızla tebrik ederiz.”
— Şualar







