Bediüzzaman Said Nursî’nin adını ilk defa babasından duyan Mehmet Fırıncı Ağabey, yıllar sonra Nuruosmaniye Camiinin müezzinine sorduğu bir soru vesileyle Nur talebeleri ile tanıştı.

1946 yılında, Necip Fazıl Kısakürek’in neşrettiği Büyük Doğu dergisinde 5-6 sayı boyunca Üstad’ın hayatı tefrika edilmeye başlayınca, Mehmet Nuri Güleç, babasının  gür bir sesle “Dünyada bundan daha büyük bir âlim yok, bütün meseleleri bilen zat bu!” diye haykırışına şahit olmuştu.

Mehmet Nuri Güleç, köyden arkadaşı olan Hafız Nuri ile beraber kaldıkları zamanlarda namaz kılıyorlardı, fakat dinî konularda hemen hemen hiçbir şey bilmiyorlardı.  Nuruosmaniye Camiine gittikleri bir vakitte, kafasına takılan bir soruyu camiin müezzini olan Enver Galip Ceylan Hocaefendiye sormasının ardından “Seni Risale-i Nur talebeleri ile tanıştırayım mı?” cevabını aldı ve bu vesileyle Nur talebeleri ile tanıştı.

Mehmet Fırıncı Ağabeyin, Risale-i Nur ve Nur talebelerini tanımasıyla başlayıp Üstad’ın talebeliğine kadar uzanan hikâyesini anlattığı Nurlu Hatıralar serisinin bu haftaki bölümünü, aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.