TÜRKMEN AY

“Kur’an’la Yaşamak” seminerlerinin ilkinde İshak Özgel hocamızı dinlemiştik. Onun bakış açımızı değiştiren ve önümüze yepyeni ufuklar açan açıklamalarından biri de “tanım” ile ilgili olanıydı.

Doğrusu bir “tanımın” bu kadar geniş bir anlam içerdiğini düşünmemiştim. Meğer bir tanım ne çok şeyi anlatıyormuş! Neyi tanımlıyorsam ona bakışımı, niyetimi, beklentimi, verdiğim değeri, dünyamı, birikimimi, anlatmak istediklerimi, hattâ yaşadığım hayatı anlatıyormuşum. Amelim nasıl niyetime göreyse, tanımım da öyleymiş. Böylece, bir insanı yaptığı tanımlardan da tanıyabilmemiz  mümkün olabiliyormuş. Şöyle diyordu İshak hoca:

“Her hangi bir konuda fikir üretebilmemiz ya da değer katabilmemiz, evvelemirde o şeye nasıl baktığımızla alâkalıdır. Onu nasıl tanımlıyorsak, onu nasıl görüyorsak, o bizim dünyamızda o şekilde yer alıyor. Ve ondan o şekilde istifade ediyoruz.”

Hocamızın anlattıklarıyla beraber Üstad Hazretlerinin tanımlarına – özellikle Yirmi Beşinci Sözdeki Kur’an tanımına – bakarak  onu yeniden tanıma imkânını elde ettim.

Devam ediyor İshak hoca:

“ ‘Kur’an nedir, tarifi nasıldır?’ meselesi hem bizim Kur’an’dan ne beklediğimizi, hem de Kur’an’dan  nasıl istifade edeceğimizi belirleyen bir husustur. Bu açıdan Üstadın eserlerinde Kur’an çok önemli bir yere sahiptir.

“Bu tarifi kendisinin Risale-i Nur’da yapmak istediği şeylerle doğrudan alâkalıdır. En önemli meselesi Kur’an’dır, en temel kavramı Kur’an’dır. Risalelerde bir tarama yaptığımızda bunu görürüz.

“Herhangi bir kimse bir tanım yaptığında, ona hem kendi ilmî birikimi, hem de kendisinin yaşadığı hayat ve hedefleri açısından bakmak gerekiyor. Bir fakihin, bir mütekellimin bakış açısında kendi arka planı bulunmaktadır.”

Şimdi Risale-i Nurlarda Üstadımızı yaptığı tanımları “tanıma” dair öğrendiğim bu bakış açısıyla okumak istiyorum inşaallah. Üstadımı, mürşidimi bir de bu yönüyle tanımak istiyorum. Her öğrenmede hayretim artıyor, Üstadıma dair merakım artıyor.

İshak Özgel hocamız bir de şunu söyledi:

“Yirmi Beşinci Sözdeki tanımı ve tasavvuru okuduğumuzda ne hissedeceğiz? Bizde ne tip bir değişiklik oluyor? Bu tanımı okuduktan sonra bizde kalan şey ne? Bunu kendimize soralım.”

Soralım mı?