Sene 1923 veya 1924.

Van’da çetin bir kışın ardından henüz ısınmamış bir bahar vakti.

Nurşin camiinde iki kişi.

Biri çocuk denebilir, diğeri yaşlı denebilir yaşlarda.

Bir hoca ile talebesi:

Bediüzzaman ile Molla Hamid Ekinci.

Molla Hamid odun taşıyordu camiye.

Hocası da…

“Efendim” dedi Molla Ekinci. “İşte ben taşıyorum siz oturunuz.”

“Birader” dedi Bediüzzaman, “Gayretim kabul etmiyor, sen çalışasın ben oturayım. Eğer bilsen gayret ne kadar hayırlı bir iştir, ömrünü bir dakika boşa geçirmezdin.”

— Şeyma Gür