TUBA YÜCE

Bir bahar mevsiminde bakımsız – daha doğrusu, insanların müdahaleye fırsat bulamadığı – bir bahçeye girdim.

Çimlerin olması gereken yerde yüzlerce çeşit ot birbirine girmiş vaziyette, hep birlikte ama hepsi kendi diliyle ve haliyle Rabbini zikrediyordu.

Gözüme kalp şeklindeki bu bitki takıldı.

Biraz yakından incelediğimde, incecik yeşil bir dalın üzerinde bir sürü küçük kalpçikler şeklinde yapraklar gördüm. Bitkinin en üstünde minik minik tebessüm eden beyaz çiçekleri vardı. Ama beni en çok şaşırtan bu bitkinin tohumu idi:

İğne başı kadar bile olmayan bu minicik tohumun içerisine bu bitkinin bütün programı yazılmıştı! Ayrıca bu tohum, toprağa düşme vakti gelinceye kadar bu küçük kalp şeklindeki yaprağın içinde saklanıyordu.

  1. Sözdeki şu cümleler başka söze gerek bırakmıyor:

Fâtır-ı Hakîm ve Kadîr-i Alîm, kemâl-i intizamla, herşeyi güzel yaratmış, güzel teçhiz etmiş, güzel gayelere tevcih etmiş, güzel vazifelerle tavzif etmiş, güzel tesbihat yaptırıyor, güzel ibadet ettiriyor.

Ey insan! İnsan isen, şu güzel işlere tabiatı, tesadüfü, abesiyeti, dalâleti karıştırma, çirkin etme, çirkin yapma, çirkin olma!