Bugünün dersi

Habis ruhlar

İnsanlarda şeytan vazifesini gören cesetli ervah-ı habise bilmüşahede bulunduğu gibi, cinnîden cesetsiz ervah-ı habise dahi bulunduğu, o kat'iyyettedir. Eğer onlar maddî ceset giyseydiler, bu şerir...

Adalet-i mahza ve masumların kanı

Adalet-i mahza-i Kur'aniye, bir masumun hayatını ve kanını, hattâ umum beşer için de olsa, heder etmez. İkisi nazar-ı kudrette bir olduğu gibi, nazar-ı adalette...

Herkese bir pencere

Her adam için, heyet-i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır. O pencere kamet-i kıymetinden yüksek ise, tekebbür ile tetavül edecek;...

Bankanın faydası kime?

Ribanın kap ve kapıları olan bankaların nef'i, beşerin fenası olan gâvurlara ve onların en zalimlerine ve bunların en sefihlerinedir. Âlem-i İslâma zarar-ı mutlaktır; mutlak...

Kâinattaki san’atın şahitliği

Malûmdur ki, mevzun ve muntazam ve mükemmel ve güzel san'atlar, gayet güzel bir programa istinad eder. Mükemmel ve güzel bir program ise, mükemmel ve güzel...

Yalnız Bir’i iste

Fıtratı aşkla yoğrulmuş gibi sermest-i câm-ı aşk olan Mevlâna Câmî, kesretten vahdete yüzleri çevirmek için, bak ne güzel söylemiş: Yalnız biri iste, başkaları istenmeye değmiyor. Biri...

Hayır ve şer tezgâhları

Şu kâinata dikkat edilse görünüyor ki: İçinde iki unsur var ki, her tarafa uzanmış, kök atmış. Hayır-şer, güzel-çirkin, nef'-zarar, kemal-noksan, ziya-zulmet, hidayet-dalâlet, nur-nâr, iman-küfür, taat-isyan,...

Doğru ile yalana Asr-ı Saadetten bakış

Sahabeler ekseriyet-i mutlaka itibariyle hakka âşık, sıdka müştak, adalete hahişgerdirler. Çünkü yalanın ve kizbin çirkinliği, bütün çirkinliğiyle; ve sıdkın ve doğruluğun güzelliği, bütün güzelliğiyle...

İnsanın sonsuzlukları

İnsandaki kusur sonsuz olduğu gibi, acz, fakr ve ihtiyacına da nihayet yoktur. İnsana tevdi edilen açlık ile nimetlerin lezzetleri tebarüz ettiği gibi; insandaki kusur, kemalât-ı...

Enaniyetin sonu

Enaniyetten neş'et eden şirk-i hafî katılaştığı zaman, esbab şirkine inkılâb eder. Bu da devam ederse, küfre tahavvül eder. Bu dahi devam ederse, ta'tile yani hâlıksızlığa incirar...