De ki: Gelin, Rabbinizin size neyi haram ettiğini okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne ve babaya iyilik edin. Yoksulluk korkusuyla evlâdınızı öldürmeyin; sizi de, onları da rızıklandıran Biziz. Fuhşiyatın [1]  açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın haram ettiği bir cana haksız yere kıymayın. Akıl edersiniz diye, Rabbiniz size işte bunları emretti.

Rüştüne erinceye kadar yetimin malına yaklaşmayın; ancak en güzel bir şekilde yaklaşırsanız o başkadır[2]. Ölçüyü ve tartıyı adaletle yerine getirin. Biz kimseye gücünden fazlasını yüklemeyiz. Söz söylediğiniz zaman  ise, isterse yakınlarınız hakkında olsun, adaleti gözetin. Allah’ın ahdini yerine getirin[3]. Öğüt alırsınız diye, Rabbiniz size işte bunları emretti.

İşte Benim dosdoğru yolum budur; ona uyun. Başka yollara takılmayın ki sizi Onun yolundan saptırıp parçalamasınlar. Sakınırsınız diye, Rabbiniz size işte bunları emretti.

En’âm, 6:151-153

[1] Genel anlamıyla, çirkinliği aşikâr olan kötü davranışlar. Büyük günahlar, bu sözcüğün kapsamına girmekle birlikte, fuhuş yahut fuhşiyat denince ilk akla gelen anlam gayrı meşru cinsel ilişkilerdir.

[2] Yetimin malını korumak ve arttırmak amacıyla.

[3] Allah’a verdiğiniz sözü; ayrıca Allah’ın adını anarak verdiğiniz sözleri.