Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin talebesi Mehmet Fırıncı Ağabey, Barla Platformu ile paylaştığı bu haftaki hatırasında, Haşir Risalesinin telif edildiği aynı dönemde materyalist felsefenin savunucusu olarak faaliyet gösteren Abdullah Cevdet’in bu neşre nasıl tepki verdiğini anlattı.

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde materyalizm ve Darwinizmin askeri tıpta revaç bulduğunu ifade eden Fırıncı Ağabey, bu esnada Abdullah Cevdet’in de orada doktor olarak görev yaptığını söyledi. “İçtihad” isimli bir gazete çıkarmakta olan Abdullah Cevdet orada yazdığı makalelerinde dinî bütün mefhumları reddettiği gibi “Din bizi geri bıraktı” düşüncesini savunuyor ve haşri de yani öldükten sonra dirilmeyi de hurafe olarak tanımlıyordu.

Üstad Hazretlerinin ise bu esnada Barla’ya sürgün edildiğini anlatan Fırıncı Ağabey, Haşir Risalesinin telifinin ardından Bekir Dikmen vasıtasıyla Harf İnkılâbından evvel basıldığını ifade etti. İstanbul’daki bir matbaada Haşir Risalesinin dizilip basılma teşebbüsü halk arasında çok geçmeden duyulmuş, bu haber Doktor Abdullah Cevdet’e de “Said-i Kürdi sana cevap verdi” şeklinde ulaşmıştı. Bu duyum  üzerine matbaaya gidip Haşir Risalesini okuyan Abdullah Cevdet “Adam ispat etmiş, bunun aksini ispat etmek mümkün değil. Dolayısıyla buna cevap verilmez” diyerek doğruluğunu tasdik etmiş, fakat konunun takip edilmemesi için sayfaları karıştırmış ve kitap karışık sayfalarla basılmıştı. Hz. Üstad basılan bu sayfaların karışıklığını dipnotlarla “Bu sayfanın devamı filan sayfadır” şeklinde tashih etmiş ve Risale-i Nur’un yazılan ilk eseri olarak bilinen Haşir Risalesinin ilk neşri böyle sonuç vermişti.