Ey iman edenler! Kat kat faiz yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.[1]
Bir de, kâfirler için hazırlanmış ateşten kendinizi koruyun.
Allah’a ve Resulüne itaat edin ki size merhamet edilsin.
Âl-i İmrân, 3:130-132
[1] O dönemde borçlu, faizle aldığı parayı vaktinde ödeyemeyince borç veren kimseyle yeni bir anlaşma yapılır, tekrar faiz ilâve edilerek borç süresi uzatılır, böylece faiz, ana parayı geçerdi. Uhud Savaşında ise müşriklerin Müslümanlara karşı topladıkları kuvvet, büyük ölçüde, bu yolla kazanılan servetlere dayanıyordu. Bu ve bundan sonraki âyet, Müslümanları, maddî üstünlük sağlamak için gözlerini gayrı meşru yöntemlere dikmemeleri konusunda uyarmaktadır. Ancak faiz yasağı, Kur’ân’ın en esaslı ve net yasaklarından biridir ve sadece “kat kat olma” şartına bağlı değildir. Nitekim en son inen Kur’ân âyetleri bu konuda son derece şiddetli tehditler içermekte ve faiz almaktan vazgeçmeyenleri Allah ve Resulüne karşı savaş açmış saymaktadır.









