Bağistan-ı kâinattaki ecram ve mevcudat ve küre-i arz bahçesindeki nebatat ve hayvanat ve eşcar ve nebatatın başlarındaki ezhar ve semerat, nihayet derecede yüksek bir sadâ ile şehadet eder, ilân eder, derler ki:
Bizim Hâlıkımız ve Musavvirimiz ve bizi hediye veren Kadîr-i Zülcemal, Hakîm-i Bîmisal, Kerim-i Pürneval herşey’e kadirdir.
Hiçbir şey ona ağır gelmez.
Hiçbir şey daire-i kudretinden hariç olamaz.
Kudretine nisbeten, zerreler yıldızlar birdir.
Küllî, cüz’î kadar kolaydır.
Cüz’, küll kadar kıymetlidir.
En büyük, en küçük kadar kudretine nisbeten rahattır.
Küçük, büyük kadar san’atlıdır; belki san’atça bazı küçük, büyükten daha büyüktür.
— Mektubat










