Ey nefis!
– Az bir ömürde hadsiz bir amel-i uhrevî istersen;
– ve her bir dakika-i ömrünü bir ömür kadar faydalı görmek istersen;
– ve âdetini ibadete ve gafletini huzura kalb etmeyi seversen,
Sünnet-i Seniyyeye ittibâ et.
Çünkü, bir muamele-i şer’iyeye tatbik-i amel ettiğin vakit, bir nevi huzur veriyor, bir nevi ibadet oluyor, uhrevî çok meyveler veriyor.
Meselâ birşeyi satın aldın. İcab ve kabul-ü şer’îyi tatbik ettiğin dakikada, o âdi alışverişin bir ibadet hükmünü alır.
O tahattur-u hükm-ü şer’î, bir tasavvur-u vahiy verir.
O dahi, Şârii düşünmekle, bir teveccüh-ü İlâhî verir.
O dahi bir huzur verir.
Demek, Sünnet-i Seniyyeye tatbik-i amel etmekle, bu fâni ömür, bâki meyveler verecek bir hayat-ı ebediyeye medar olacak olan faydalar elde edilir.
فَاٰمِنوُا بِاللهِ وَرَسُولِهِ النَّبِىِّ اْلاُمِّىِّ الَّذِى يُؤْمِنُ بِاللهِ وَكَلِمَاتِهِ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
fermanını dinle. Şeriat ve Sünnet-i Seniyyenin ahkâmları içinde cilveleri intişar eden Esmâ-i Hüsnânın her bir isminin feyz-i tecellîsine bir mazhar-ı câmi’ olmaya çalış.
— 24. Söz










