Kulumuz Eyyub’u da an ki, “Yorgunluk ve acı yüzünden Şeytan bana sıkıntı verdi” diye Rabbine dua etmişti.[1]
Ona “Ayağını yere vur,” dedik. “İşte sana hem yıkanmak, hem de içmek için soğuk bir su.”
Tarafımızdan bir rahmet ve aklıselim sahipleri için bir öğüt olarak, ona ailesini ve bir o kadarını daha bağışladık.
“Eline bir demet alıp onunla vur; yeminini bozma” dedik.[2] Gerçekten Biz onu sabredici bulduk. Ne güzel bir kuldu o; doğrusu, Allah’a yönelmiş bir kimseydi.
Sâd Sûresi, 41-44
[1] Hz. Eyyub dert üstüne derde düştükçe sabır ve metanetinden birşey kaybetmiyordu. Ancak Şeytanın bu durumdan yararlanarak onun dostlarına vesvese vermeye çalışmış olması ihtimali üzerinde durulmaktadır. Kur’ân ve sahih rivayetler bu konuya açıklık getirmediği için, işin ayrıntısını bilemiyoruz. Açıkça anlaşılacak birşey varsa, üzüntülü ve acılı zamanların, Şeytan vesvesesi için elverişli bir zemin teşkil ettiğidir.
[2] Bu konuda ileri sürülen ihtimallerin başında, Hz. Eyyub’un bir sebepten dolayı hanımına yüz değnek vurmaya yemin etmiş olması gelmektedir. Eğer bu doğru ise, hastalığı sırasında eşinin onca cefasını çeken bir hanımı incitmeyecek bir yolla Hz. Eyyub’a yeminini yerine getirmenin çaresi gösterilmiş olmalıdır. Böylece bir sadakat, vefa, şefkat ve zarafet dersi verilmektedir.










