Kâinatın dilleri ve kelimeleri
تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَاْلاَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
sırrınca, Sâni-i Zülcelâl, semâvâtın ecrâmına o kadar hikmetler, mânâlar takmış ki, güya...
Herşey Onu anlatan bir eser
اَوَلَمْ يَنْظُرُوا فِى مَلَكُوتِ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ
Yirmi İkinci Sözde izah edilen şu temsile bak ki: Nasıl mükemmel, muntazam, san’atlı, saray gibi bir eser, bilbedâhe, muntazam...
Dünya üzerinde bir yaz mevsimi
اِنَّ فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ لاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِنِينَ
Zeminin yüzünü yaz zamanında temâşâ edip görüyoruz ki:
İcad-ı eşyada müşevveşiyeti iktiza eden ve intizamsızlığa sebep olan nihayetsiz sehâvet ve...
Mevsimler üzerindeki rahmet ve hikmet parıltıları
Rû-yi zeminde mevsim be mevsim tazelenen mahlûkatın icad ve tedbirlerindeki intizamat ve tanzimat, bilbedâhe bir hikmet-i âmmeyi gösterir.
Sıfat mevsufsuz olmadığından, elbette o hikmet-i âmme,...
Herşey her zaman Ona muhtaç
قُلْ مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ وَاِنْ مِنْ شىْءٍ اِلاَّ عِنْدَنَا خَزَاۤئِنُهُ
مَا مِنْ دَاۤبَّةٍ اِلاَّ هُوَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا اِنَّ رَبِّى عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ
sırlarınca,...
Herşey Onu yâd eder
وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
sırrınca, herşey lisan-ı mahsusuyla Hâlıkını yâd eder, takdis eder.
Evet, bütün mevcudatın lisan-ı hal ve kal ile ettiği tesbihat, bir...
Kader budur
سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ اْلاَعْلٰى اَلَّذِى خَلَقَ فَسَوّٰى وَالَّذِى قَدَّرَفَهَدٰى
- sırrınca, umum eşyada, hususan zîhayat masnularda, hikmetli bir kalıptan çıkmış gibi, herşeye bir miktar-ı muntazam...
Dalâlet ıztırap, Tevhid kurtuluştur
Bütün ervah ve kulûbun dalâletten neş’et eden ıztırabat ve keşmekeş ve ıztırabattan neş’et eden mânevî elemlerden kurtulmaları, bir tek Hâlıkı tanımakla olur.
Bütün mevcudatı bir...
Kâinattan yardımlaşma tabloları
Şu kâinattaki mevcudatın birbirine teâvünü, tecavübü, tesanüdü gösterir ki, umum mahlûkat bir tek Mürebbînin terbiyesindedirler, bir tek Müdebbirin idaresindedirler, bir tek Mutasarrıfın taht-ı tasarrufundadırlar,...
Vahdâniyeti gösteren üç ışıklı ibadet penceresi
Kâinattaki ibâdât-ı umumiye, bilbedâhe bir Mâbud-u Mutlakı gösteriyor.
(1) Evet, âlem-i ervaha ve bâtına giden ve ruhanî ve meleklerle görüşen zâtların şehadetleriyle sabit olan umum...








