De ki: Hem Allah’a itaat edin, hem Peygambere itaat edin. Yüz çevirirseniz, onun yüklendiği sorumluluk kendisine, sizin yüklendiğiniz de kendinizedir. Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen ise açıkça tebliğden başka birşey değildir[1].

Nur, 24:54

[1] Nahl Sûresi 64 ve daha başka âyetlerde belirtildiği gibi, Peygamberin tebliğ görevi, açıklama görev ve yetkisini de kapsamaktadır ki, bu âyetteki “açıkça bir tebliğ” deyimi de bunu ifade etmektedir. Bu görev ve yetkinin karşılığında, mü’minlerin de Peygambere itaat sorumluluğu vardır ki, bu ve önceki âyetlerde bu husus defalarca vurgulanmıştır, az ileride tekrar vurgulanacaktır. Onun için, “Peygambere düşen açıkça tebliğ etmekten ibarettir” ifadesinin, “Peygamber Kur’ân’ı getirir, gerisine karışmaz” şeklinde anlaşılmasına hiçbir şekilde imkân yoktur. Bu ifadenin anlamı şudur: Peygamber Kur’ân’ı size tebliğ eder, söz ve fiilleriyle açıklar; uymanız ve sakınmanız gereken şeyleri size öğretir. Buna rağmen siz Peygambere uymazsanız, sizin günahınızdan ona bir sorumluluk yüklenmez. Çünkü o görevini yerine getirmiştir.