TÜRKMEN AY

Geçen haftalardan birinde dinlediğim bir seminerin etkisinden hâlâ kurtulabilmiş değilim. İİKV’nin “Yaşayan Tefsir” başlıklı seminerlerden ikincisiydi. İki güzel kardeşi dinlemiştik:

Bilqeys hanım ve Nikita (Fatih) kardeş. Risale-i Nur ile değişen iki hayat. Öyle güzel anlattılar ki, kalplerimiz kalplerindekini aynen hissetti. Tüm dinleyenler onlarla beraber ağladık.

En çok etkilendiğim cümlelerden birini yazmak istiyorum.

Bilqeys hanım seminer için Azerbaycan’dan gelirken uçakta  telefonunda problem çıkmış. Bu sebepten kimseye ulaşamayacağım diye çok korkmuş. “Ama içimden değil, dilimden korktum” diyor. “Aslında içimde bir sıkıntı yoktu.”

Uçaktan inip de terminale girdikten sonra karşılaştığı manzarayı ise şöyle anlatıyor:

“Birden gördüm ki, bana doğru bir âyet geliyor. Gelenler içinde ilk olarak ben karşılandım.”

Kendisini karşılayan ve beş gün boyunca misafir eden Şeyma Gür ablamız. Bilqeys ablanın bahsettiği âyet ise Nur sûresinin 31’inci âyeti.

Bu âyet bildiğim bir âyet, ama onun sözüyle içime işledi sanki.

Bunu işitince kendime sordum: Hiçbir hanıma bir âyet olarak baktığın oldu mu?

Aslında Risalelerin bize öğrettiği bu: Her yaratılmış şeye bir âyet olarak bakmak ve onu okumak.

Bundan sonra her tesettürlü hanım da Bilqeys ablanın bize öğrettiği gibi, kendisini bir âyet olarak okutturacak bana inşaallah:

Mü’min kadınlara söyle: Bakışlarını sakınsınlar, iffetlerini korusunlar, zarurî olarak görünenin  dışında ziynetlerini göstermesinler; örtülerini, yakalarını kapatacak şekilde örtsünler.  Kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından,  ellerinin altında bulunan kölelerden, erkeklikten kesilmiş hizmetçilerinden ve kadınların mahremiyetlerine henüz vakıf olmayan çocuklardan başkasına ziynet yerlerini göstermesinler. Saklı ziynetlerini fark ettirmek için de ayaklarını yere vurmasınlar. Hepiniz Allah’a tövbe edin, ey mü’minler, tâ ki kurtuluşa eresiniz.