ESRA KAĞIT KANITOĞLU

Bazılarının ‘Kur’an’la çelişiyor’ diye reddettikleri hadisler, aslında Kur’an’la değil, kendilerinin Kur’an yorumuyla çelişiyor.

Bu tesbiti, Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Bakkal, “hadisleri Kur’an’a arz etmekle” ilgili bir soru üzerine yaptı.

Prof. Bakkal, İstanbul İlim ve Kültür Vakfının “Sünnetle Yaşamak” adlı Cumartesi seminerlerinden ikincisinin konuğu idi.

Geçtiğimiz Cumartesi günü (18 Kasım) verdiği seminerinde, Prof. Dr. Ali Bakkal, “Hadis Metinlerini Yorumlamada Said Nursî Yaklaşımını” sunumlu olarak anlattı.

Bakkal, ilk olarak ravî sayılarına göre hadislerin “mütevâtir, meşhur ve âhad” olmak üzere üçe ayrıldığını anlattı ve Hadis ilminin bazı ıstılahları hakkında bilgi verdi.

Daha sonra bazı hadislerin yanlış yorumlanmasına yol açan sebepler üzerinde duran Ali Bakkal, bu yanlış anlamalara karşı Bediüzzaman Said Nursî’nin gösterdiği çözümleri anlattı.

Allah’ın Resulünden (s.a.v.) bize intikal eden rivayetlere hüsnüzanla bakılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ali Bakkal, “Rivayetlere sahih nazarıyla bakıp sahih tevil yollarını aradığınız zaman o yolu bulmamanız mümkün değildir” dedi ve Bediüzzaman’ın bu konudaki metodu şu sözleriyle özetledi:

“Üstadın üzerinde durduğu şey hüsn-ü tevildir. Her hadisi güzel yorumlayabiliriz. O zaman hiçbir problem ortaya çıkmaz.”

Bir dinleyicinin “Kur’an’la çelişen hadisler ifadesini nasıl yorumlarsınız?” şeklindeki sorusuna ise Prof. Bakkal şu cevabı verdi:

“Bunu ‘kişilerin kendi Kur’an yorumuyla çelişen rivayetler’ şeklinde anlamak daha doğru olur. Biz söyletiyoruz bazan Kur’an’a, yorumunu yapıyoruz, o yorumu Kur’an’ın sözü gibi telâkki ediyoruz, sonra da diyoruz ki: ‘Bu rivayet Kur’an’a aykırıdır.’”