BİRCAN ERDEN SAYIN

Kış mevsimi kendisini göstermeye başladı. Daha yaz mevsiminden ev hanımlarında kışa hazırlık telâşı başlamıştı. Şimdi ise son fırsatları yakalama telâşı… Yaz mevsimi sebze-meyvelerinden kışın daha ucuza istifade edebilme telâşı bu telâş. Bilemiyorum, belki de astarı yüzünden pahalı oluyordur. Ama yapabilenler kendilerini maddi manevi büyük kazançta görüyorlar. Bolluk zamanında yapılan hazırlık az bulunan zamanlar için ne de kıymetlidir! Sanki kışın yenilecek hiçbir şey bulamayacakmışız gibi. Oysa kışın da bize rahmet hazinelerinden sunulan nice nimetler vardır.

Kışa hazırlık mevzuunu düşünürken bir de baktım ki, hayat boyu çoğumuz hep bir hazırlık peşindeyiz. Kışa hazırlık, yaza hazırlık, bahara hazırlık, okula hazırlık, düğüne hazırlık, misafir hazırlıkları, bitmek bilmeyen adlarını takip edemediğim eğitim sürecindeki sınav hazırlıkları… Fani hayattaki fani haller için yapılan nice hazırlıkların düşündürdüğü asıl bir hazırlığı ise çok zaman unutur ya da yokmuş gibi davranırız. Oysaki o hazırlık daimî olan bir memleket içindir. Ve o hazırlığı haber veren Muhbir-i Sadık’tır (a.s.m.) ve verdiği haber hak ve hakikattir. O halde onu dinlemeli, dikkate almalı… Madem haber veren Muhbir-i Sadık’tır, öyleyse o hazırlık çok önemlidir. Bütün hazırlıklar o hazırlığa müteveccih olmalıdır. O zaman fani olan o hazırlıklar da bakîleşir ve ebedî saadete vesile olur inşaallah.

İşte gel bak, şu uzaktaki görünen cemaat-ı azîme içinde, evvel adada gördüğümüz büyük nişan sahibi Yaver-i Ekrem [Resulullah a.s.m.] bir tebligatta bulunuyor. Gidelim, dinleyelim. Bak o parlak Yaver-i Ekrem, bak o yüksekte ta’lik edilmiş ferman-ı a’zamı [Kur’ân-ı Kerim’i] ahaliye bildiriyor ve diyor ki:

“Hazırlanınız; başka, daimî bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nisbeten bir zindan hükmündedir. Padişahımızın makarr-ı saltanatına gidip merhametine, ihsanlarına mazhar olacaksınız. Eğer güzelce bu fermanı dinleyip itaat etseniz… Yoksa isyan edip dinlemezseniz, müthiş zindanlara atılacaksınız.”

— Sözler