ŞEYMA GÜR

Risale-i Nur ve Uhuvvet bayramın mübarek olsun Üstadım.

Bak şu bayram yerine! Rengârenk dünya!

Nasıl bir neş’e!

Nasıl bir uhuvvet!

Nasıl bir heyecan!

Bak şu köşede hanımlar, daha ötede diğer bir köşede erkek kardeşleri diz dize oturmuş, medreseleri doldurmuş, Risalelerini okuyorlar. Kur’ân ikliminde, Resulullahın (s.a.v.) muhabbetiyle dopdolu gönülleri, okumalara doyamıyorlar. Derslerin biri bitiyor, biri başlıyor. İmanın tüm güzelliği kalplerden simalara yansıyor. Feyiz yayılıyor buradan dalga dalga bütün âleme. Çok var bu köşelerden her yanda şükür. Hani  uzaydan  bakabilsek manzaraya, yaydıkları iman nuruyla ışıl ışıl göreceğiz dünyamızı.

Emeklerin zâyi olmadı Üstadım. Cenab-ı Hak onları en güzel şekilde filizlendirdi ve şimdi meyveye durdular. Sen ki iman hizmetinin üzerine titredin, onu ne dünyevî, ne uhrevî  hiç bir şeye alet etmedin, ihlâsının bereketini gör Üstadım! Şimdi Nurlar o ihlâs bereketiyle dem ve damarlara işliyor.

İşte şurada, Haliç’in kıyısında bir büyük içtima var. Cezayir’den, Hindistan’dan, Nijerya’dan, İngiltere’den, Malezya’dan, Ukrayna’dan, Fas’tan, Pakistan’dan, Mısır’dan, Yemen’den, Suudi Arabistan’dan, Bengladeş’ten, Irak’tan, Ürdün’den Katar’dan, ABD’den, Sudan’dan, Filipinler’den Brezilya’dan, Lübnan’dan, Kenya’dan, Güney Afrika’dan, Tunus’tan akademisyenler oturmuşlar, Risale-i Nur’dan anladıklarını, feyizlerini, şevklerini, muhabbetlerini mübadele ediyorlar.

Ortaya çıkan ise uhuvvet.

Muhabbete muhabbet ediliyor burada, adavete adavet! Senin müsbet hareketin konuşuluyor, ilham veriyor herkese,  Kur’an ve Sünnet rehberliğinde.

Bak Endonezya’dan koşarak gelen şu genç hanım, Fertiana Santy,   daha bir buçuk ay olmuş Nurlarla tanışalı. Büyük bir hazine bulduğunun farkında.

Taa kuzeyden, Ukrayna’dan Nikita’nın sesini duyuyor musun? “Ben de Üstadım gibi hayatımı Kur’an ve iman hizmetine adamak istiyorum” diyor. Daha 18 yaşında Üstadım. Etrafında üç tane varsa beş tane Müslüman yok bu çocuğun.

Güney Afrika’dan gelen kardeşimiz Nazeema Ahmed, “Üstadımız ‘Yaz kardeşim bir gün dünya okuyacak bu eserleri’ demişti. Benim bugün burada olmam onun sözünün doğrulanmasıdır” diyor.

Nijerya’dan gelen Vaffi hoca harıl harıl Nur talebeleri yetiştiriyor ülkesinde.

Suudi abla Fethiye “Yaşım 72 ama ben bir yaşındayım. Çünkü bir senedir Nur talebesiyim” derken gözlerinin içi gülüyor.

Vatanım Risale-i Nur’dur diyor bir başkası.

Nur Sakenah ise heyecan dolu: “Risale okuyamadığım günlerde ona sarılarak uyuyorum.”

Sen bize iyiliklerin en büyüğünü yaptın Üstadım. Dünyamıza âhiretimize Kur’ân ve Sünnetin ışığını yansıttın. Allah’ı sevmek, Allah adına sevmek nicedir, bildirdin, gösterdin. İmanın tadını aldırdın.

Şimdi sen orada, âhiret yurdunda dünya ahvâlinden sohbetler ediyorsundur Selef-i Sâlihîn ile. Biz de burada, âhiret yurdunda sana hizmetlerinin meyvelerini sunabilme  hayalleri kuruyoruz, Resulullahın sancağı altında.