ŞEYMA GÜR

Hayatta insanın başına gelebilecek en şahane şey, en büyük nimet, nimetleri de nimet eden nimet iman ise, insanın başına gelebilecek en korkunç şey küfürdür.

Kâfir olarak ölenin Cehennemdeki hali o kadar korkunçtur ki ölümün gelmesini  diler deli gibi. Yüzü ateşlerde çevirilmektedir. Azap içindedir. Ölüm onu kuşatır ama ölemez! Ölmek kurtuluştur ama kurtuluş yoktur!

Yardımsız, şefaatsiz kalmıştır. Rahmetten kovulmuş, Allah’ın lânetine uğramıştır. Pişmanlık boyunu aşmış, ama geri dönüş kapıları artık açık değil ki her şeye yeniden başlayabilsin… Bütün ümitleri tükenmiştir. Dünyalar dolusu fidye de verse kabul edilmeyecektir. Zaten verebileceği bir  şey de yoktur; zira dünyada yaptığı her şey boşa gitmiştir.

Allah ona zulmetmemiş, ama o kendi kendisine zulmetmiş, yazık etmiştir.

Ve bu durum sonsuza kadar devam edecektir.

Sonsuz kadar!..

Gel gelelim kötünün de kötüsü vardır: hep kâfir olagelmiş kimseden daha vahim durumda olan kimsenin durumu.

Kendisine Allah’ın delilleri ulaşmış, o da bunları tasdik etmiş, Allah kendisine hidayet nasip etmiş olduğu halde, imandan sıyrılıp çıkan, haktan sapan, hevesinin peşine düşen mürtedin hali.

“İman ettikten, peygamberin hak olduğuna şahitlik ettikten ve kendilerine apaçık deliller geldikten sonra kâfir olan bir topluluğa Allah nasıl yol göstersin? Zalimler topluluğuna Allah hidayet vermez.”(Âl-i İmrân: 86).

Elbette Rabbimin iradesine kimse sınır koyamaz. Ama mürted, hidayete liyakatini kaybetmiştir. Hiç iman etmemiş kimsenin durumundan bin beter bir durum, Allah muhafaza etsin!

Kur’ân’ın, kâfirlerin başına geleceğini bildirdiği azap tasvirleri karşısında nefesimiz kesiliyor, dehşet alıyoruz.

Fakat her şey burada bitiyor mu?

Hayır!

Gafûr ve Rahîm olan Allah, mürtede yine de bir fırsat verir:

Can bedenden çıkmadıkça, kıyamet kopmadıkça mürtedin de tövbe etme ve durumunu düzeltme imkânı var.

“Ancak daha sonra tevbe eden ve durumlarını düzeltenler müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir” (Âl-i İmran: 89).

Velhasıl tövbe öyle bir iksirdir ki ateşin kıyısından döndürebilir.

Mahvdan kurtarabilir.

Pişmanlıklar yurdu olan Cehennemin kapısından geri çevirebilir.

Ve henüz son nefesini vermemiş olan her bir beşerin, yaşadığı şey her ne olursa olsun tövbe etme imkânı vardır. Mürted bile olsa..

İşte bütün bunlar hep Rahmet!