ŞEYMA GÜR

Niyetim sadece birkaç yumurta almaktı. Vakit akşam sonrasıydı. “Üç gurk tavuğum var” dedi Huriye, “ne yapsam bilmiyorum, yatırmak istemiyorum.” Gözlerim parladı akşamın karanlığında. “Birine talibim” dedim. Anlaştık.

Az sonra Valide hanım, arabamın arkasında “gurk gurk gurk” diyerek, ama hava karanlık olduğu için fazla da itiraz edemeyerek, nereye gittiğini bilmeden yeni yuvasına doğru yol alıyordu.

Hemen ona içi saman dolu bir sebze kasası hazırlayıp, kuytu bir yere yerleştirdim. Önüne yemini suyunu bırakıp, Rabbime emanet edip sabah erken vakitte köyden ayrıldım. “Merhametlilerin en merhametlisi Sensin Rabbim. En iyi koruyucu da Sensin.”

Bütün istediği, üzerine yatabileceği birkaç yumurta idi. Yumurtaların kendisinin olup olmadığı önemli değildi. Onları sıcaklığı ile ısıtmak ve anne olmak istiyordu.

Yirmi bir gün boyunca neredeyse hiç kalkmadan orada öylece yattı. Yanına ancak birkaç günde bir uğrayıp halini hatırını soruyordum. “Nasılsın Valide hanım, var mı bir isteğin?” diyordum, ama o sadece sessizlik ve yalnızlık istiyordu.

Sonra bir gün kanatlarının arasında iki minik gaga gördüm.

Yumurtalar civiciv olmuştu!

Hemen biraz galeta unu serptim önlerine. Birer ikişer çıkmaya başladılar. Derhal eşelenmeye başladılar. Allahım, ne kadar sevimli idiler! İki sarı, beş siyah yavru…

Valide hanım varlığımdan rahatsız olduğunu belli etti. Tüylerini kabartıp beni tehdit etti. “Sakin ol” dedim, “sana ve yavrularına yardım etmek için buradayım. Zarar vermek değil niyetim.”

Evet, tavuklar da niyet okuyabiliyorlar ve Valide hanım benim niyetimi anladı.

Elime mısır unu doldurup uzattım. İşte o an Valide hanımla aramızda güven ilişkisinin kurulduğu andı. Beni onayladı. Yavrularına “Tamam, bu insan zararsız, onun elinden yemek yiyebilirsiniz” mânâsında elimden yem yedi. Onu gören yavrular da elimin üzerine doluştular. Bir tavuğun güvenini kazanabilmek çok güzel bir duygu!

Şimdi onları izliyorum. Valide hanım çok başarılı bir anne. Çocukları üzerinde mükemmel bir kontrolu var. Onları hem gezdiriyor, hem bir tavuğa gereken her şeyi öğretiyor, hem de mükemmel şekilde koruyor.

Yavrular da annelerinin sözünden çıkmıyorlar. Ve çok araştırmacılar: Herşeyi ağızlarına alıp deniyorlar. Acaba yenebilir mi? Tıpkı insan yavruları gibi…

Daha iki gün önce bir yumurtanın içinde olduklarına inanmak zor! Bu nasıl bir mucizedir?

Yavrularını güven içinde mutlu mutlu gezdiren bir anne tavuk olmaktan daha güzel bir şey varsa, o da bu eşsiz manzarayı hem tefekkür, hem zevk edebilen bir insan olmaktır.