MERVE BETÜL

Yaklaşık 3000 adet özenle katlanmış, tek tek dizilmiş seccade. Bu seccadelerin bir de hikâyesi var:

Mescid-i Aksâ, 144 dönümlük geniş bir alan. Ramazan boyunca alanın düzen ve temizliği gönüllü çocuk ve gençler tarafından sağlanıyor. Mescid-i Aksâ’nın bu gönüllü hâdimleri bayram namazının hemen ardından akrabalarıyla bayramlaşmaya gidiyorlar. Civarda Mescidle ilgilenebilecek kimse kalmıyor.  Yoğun ibadetle geçirilen Ramazan günlerinin ardından her biri bir başka köşede bırakılan binlerce seccade dağınık kalıyor.

Düzeni sahipsiz bırakmamak için, Türk ziyaretçi kafilemiz bu seccadeleri katlayıp dizdi. Peki bu küçük hizmeti neden çok kıymetli görüyorum?

Turist olarak gittiğiniz herhangi bir yerin düzeni sizi pek ilgilendirmeyebilir. Oranın eksiklerini tamamlamak için bir sorumluluk hissetmezsiniz. Zaten kısa bir süre kalıp gideceksinizdir. Varsın biraz dağınık olsun, dersiniz.

Ama biz hepimiz burayı “bizim” biliyoruz. Eksik bizim eksiğimiz, düzenlemek bizim vazifemiz. Sahipleniyoruz. Misafirlerini yolcu ettikten sonra evini toparlayan ev sahibi gibi hissediyoruz kendimizi. Kudüs’te turist olmadığımıza, buraya yalnızca gezmek için gelmediğimize bir kez daha şahit tutuyoruz melekleri. Mescid-i Aksâ’nın Sahibi, eskiden olduğu gibi bizleri ona hadim yapsın tekrar diye.

Bir sahiplenişin kanıtı olarak, dua niyetiyle katlanmış seccadeler.