ŞEYMA GÜR

Hindistanlı Prof. Syed Ahmad Ali, bir kitapla Bediüzzaman’ı, bir cümle ile de Nur talebelerini tanıdı.

Aligarh Müslim Üniversitesi Rektör Yardımcısı olan Prof. Syed Ahmad Ali, 2014 yılında kendi üniversitesinde Risale-i Nur ile ilgili olarak düzenlenen bir sempozyuma katılmış ve bu sempozyumda Bediüzzaman’ı ve Risale-i Nur’u yakından tanıma imkânı bulmuştu.

Kendisinden bu sempozyumun oturumlarından birinin kapanış konuşmasını yapması istenince, Ahmad Ali, Bediüzzaman’ın talebesi Fırıncı Ağabeyden yardım istedi. Fırıncı Ağabey de ona Şükran Vahide’nin Tarihçe’sini verdi.

O gece sabaha kadar bu eser üzerinde çalışan Prof. Ali’nin ertesi gün yaptığı 37 dakikalık konuşma, onun bu konuya kısa bir zaman içinde kazandığı vukufu açık şekilde gösteriyor ve Bediüzzaman’a olan hayranlığını yansıtıyordu. (Bu konuşmanın videosu için bkz. http://barlaplatformu.com/2017/07/18/prof-seyyid-ahmad-ali-bediuzzamani-anlatiyor/

Bugünlerde İstanbul İlim Kültür Vakfının misafiri olarak ailesiyle birlikte İstanbul’da bulunan Prof. Syed Ahmad Ali, bu ziyareti sırasında da Nur talebelerini daha yakından tanıma imkânı buldu.

Özellikle önceki gün Ayasofya Camiini ziyaret ederken bir sorusuna aldığı cevap, onu hayran bıraktı.

Cami içinde “dilek taşı” denilen yere geldiklerinde, insanların bu oyuğa ellerini sokup taşı çevirerek dua ettiklerini gördüklerinde, Prof. Ali, kendisine mihmandarlık eden İİKV görevlisi Rukiye Bayram’a “Sen de taşı çevirecek misin?” diye sordu.

Rukiye Bayram “Hayır” diye cevap verdi. “Ben zaten hergün Allah’a dua ediyorum. Böyle birşeye ihtiyacım yok.”

Bu Prof. Syed Ahmad Ali’ye pek çok şey anlatıyordu.

“İşte,” dedi, “bu genç hanımın şahsında Risale-i Nur talebelerinin imanını gördüm ve anladım.”