ZÜBEYDE GÖKALP

Bu senede Ramazan ayına ulaştık elhamdülillâh. Ben de her mü’min gibi Ramazan’da Kur’ân-ı Kerim’le her zamankinden daha fazla meşgul olmaya gayret ederim. O mübarek kelâmi tilâvet etmekle beraber mânâsını da anlamaya daha fazla iştiyak duyarım. Çünkü ben de herkes gibi biliyorum ki Ramazan ayı bu gayretin netice vereceği en verimli zamandır. Okuduğum cüzlerin hiç olmazsa meâlini de okumaya niyet ettim. Ama nedendir bilmiyorum Bakara Sûresini bir türlü geçemedim. Okuyup geçemiyorum, anlayıp geçemiyorum. Kendime dönüyorum geçemiyorum.

İsrailoğullarının Âlemlerin Rabbinden gelen emirler karşısında takındıkları tavırları okudukça geçemiyorum.

“Yine hatırlayın ki Musa, kavmine ‘Allah size bir inek kesmenizi emrediyor’ demişti” diye başlayan âyetler silsilesini okudukça geçemiyorum. Bir âhir zaman Müslümanı olarak her emri, her yasağı sorguladığımızı hatırlayıp geçemiyorum.

Âyetler bu kadar açıkken işi yokuşa süren o kavmi gördükçe kendime dönüyorum, korkuyorum, geçemiyorum.

Bir ineği kesmekten ibaret bir fiilin, aslında başka çok derin mânâlar içerdiğini azaldıkça geçemiyorum.

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin bu âyeti tefsir ederken, bir inek kesme emrinin aslında ineğe tapma inancı olan bakarperestlik fikrini kökünden kesmek mânâsını içerdiğine vurgu yaptığını hatırlıyorum, geçemiyorum.

Geçemiyorum evet, çünkü ben ineğe tapmıyorum, ama tapma derecesinde sevdiklerim, bağlandıklarım, vazgeçemediklerim var mı diye soruyorum kendime uzun uzun, geçemiyorum.

Rabbi Rahimimin emirleri, yasakları karşısındaki tavrımı gözden geçiriyorum, geçemiyorum. Onun âlemlere rahmet olarak gönderdiği Resûlünün (s.a.v.) sünnetine uymakta neredeyim bilemiyorum, onun için geçemiyorum. Okudukça tekrar tekrar, geçemiyorum. Sanki sınıfta kalacağımdan korkan bir öğrenci gibiyim, korkuyorum.

Ama olsun. İnsanın nerede olduğunu fark etmesi bile bir adımdır. Seviniyorum azıcık ilerledim galiba diye. Ve dua ediyorum:

Allahım, emirlerini yerine getirme, yasaklarından kaçma noktasında benim nefsimin bitmeyen arzularına, şeytanın hilelerine mağlûp etme. Senden gelen herşeye razı olmayı işin en başında nasip eyle. Geçmeme, ilerlememe mâni olan mâlâyâni işlerle arama engeller koy. Geçemediğim yollardan Sen geçir beni. Çaresiz, Sensiz bırakma. Âmin.

Ve fark ediyorum ki Kur’ân’ın semâsından gönlüme damlayan birkaç damla ne kadar kıymetli, ne kadar şükre lâyık! Geçemediğim için sevinip bekliyorum:

Kalbimi Kur’ân’ın rahmet yağmurlarına açarak…