ŞEYMA GÜR

Hz. Yusuf aleyhisselâmın ağabeylerinin durumu ne acaiptir!

Diyorlar ki: “Yusuf’u ya öldürün veya uzak bir yere atın ki babanızın ilgisi size yönelsin. Sonra da tevbe edip Salih bir topluluk olursunuz.” (Yusuf: 9).

İnsan ruhunun karmaşıklığına mükemmel bir örnek!

Kardeşlerini öldürmeyi düşünecek kadar câniler.

Babalarının ilgisini delicesine arzu ediyorlar.

Ama o çok sevdikleri babalarının en sevdiğini elinden alabilecek kadar acımasızlar. Sevginin en patolojik hali!

Bu kadar hâin bir plan yaparken bile salih kimseler olmak gibi bir idealden de vazgeçiyor değiller.

Tevbe konusunu yanlış anlamışlar.

İşte Cenab-ı Hakkın içimizden geçenleri, niyetlerimizi  biliyor olmasının güzelliği. İnsan kendisini kandırabilir ama Allah’ı asla!

İnsanoğlu en şeni’ bir iş yaparken bile vicdanında kendine göre bir fetva bulabiliyor  demek ki.

Kur’ân ve Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin sünneti elimizden tutmasa, vicdanımız başlı başına doğruya mikyas olamıyor işte.

***

Yerin dibinde bir göl

Yeryüzünde gezerken önceki kavimlerinin âkıbetlerinin ne olduğuna dâir izler bulursunuz.

Lût gölünün kıyısından iki kez yolum geçti. İlki Ürdün ziyaretimizde. Hızlıca geçtik yanından. Bakmak bile istemedim.

Kudüs ziyaretimizde turla ve topluca hareket ediyor olmasaydık yine görmek istemezdim.  Ziyaretçileri kıyısına kadar götürüyorlardı, gitmedim. Çok tuzluymuş. İçinde batmak mümkün olmuyormuş. Batan batmış zaten!..

Kahhar olan Allah o beldenin altını üstüne getirmiş. Yerin dibine batırmış. Öyle ki halen deniz seviyesinin 400 metre altında.

Tuhaf şekilde boğucu bir havası var. Nefes alamayacağımı zannettim.  Gidip o suya ellerini sürenlere şaşırdım!

O azgın kavmin âkıbetini Kur’ân şöyle anlatıyor: “Korkunç bir ses, güneş doğarken onları yakalayıverdi. O beldenin altını üstüne getirdik ve üzerlerine ateşte pişirilmiş taşlar yağdırdık.”  (Hicr: 73-74).

Ve sonra dönüp bize dersini veriyor:

“Şüphesiz bunda ibret alanlar için deliller vardır.”

“O beldenin izleri, herkesin gelip geçtiği bir yol üzerinde durmaktadır” diye de bildiriyor.

Cinsel tercih hakkına (!) saygı duyanların gidip o dip yerde, o meş’um gölün kıyısında durup iyice düşünmelerini tavsiye ederim tabii.