ŞEYMA GÜR

Sene 1988. Uzunca bir bayram tatilini değerlendirmek üzere iki küçük çocuğumuzla birlikte Karadeniz gezisine çıkmıştık. Karadeniz Mayıs’ında maviyle yeşilin buluştuğu yerde biz de Trabzon ve Rize’nin güzellikleri ve güzel insanları ile buluşmuştuk.

Dönüş yolumuz Artvin Yusufeli üzerinden olacaktı. Eşimin Yusufeli’li ama İstanbul’da yaşayan bir arkadaşı ile Yusufelinde buluşacak, hem bayramlaşacak, hem geceyi onların köyünde  geçirecektik.

Dönüş için yola koyulmak üzere iken Rize’den bizi uğurlayan arkadaşlarımız, Yusufelinde yaşayan bir arkadaşlarının  telefon numarası verdiler. Herhangi bir ihtiyaç halinde arayabileceğimizi söylediler.

“Ne ihtiyacımız olacak?” diye düşündüğümü çok net hatırlıyorum.

Yol çetindi. Tek şeritli ve virajlı… Hemen yolun dibinde, dağlarda karların erimesiyle coştukça coşmuş olan Çoruh deli deli akıyor, gürül gümbür gümbür sesi ile biraz sinirlerimizi geriyordu.

Yorulmuştuk.

Küçük oğlumuz, bu gezi esnasında bir yaşını doldurmuştu. Kızımız da ondan üç yaş büyük. İki küçük çocukla yolculuk yapmak bugünkü imkânlarla bile hiç kolay değildir.

Yusufeline varmak için acele ediyorduk. Vardığımızda akşam olmuştu.

Fakat bizi orada arkadaşlarımız değil, bir sürpriz bekliyordu: O gün orada buluşacağımızı unutmuşlardı ve o anda yüzlerce kilometre uzaktaydılar!

Erzurum’a devam etmek için çok geç idi. Gece yolculuğu yapacak halimiz olmadığı gibi yol da tekin değildi.

Çaresiz o numarayı aradık!

Birbirimizi tanımıyorduk. Bir selâmla gitmiştik.

Bizi kırk yıllık ahbapları gibi karşıladılar. Alıp evlerine götürdüler. Hemen yatak hazırladılar. Son derece güleryüz ve sıcak ilgiyle bize evlerinin kapısını açtılar. Rahat etmemiz için çırpındılar. Hattâ, hiç unutmam, kolay bir yemek yerine yaprak sarma gibi çok emekli bir yemek yapmışlardı.

O gece orada, evin hemen yanından geçen Çoruh’un bir kolunun sesini dinleyerek huzur içinde uyuduk.

Onları hiç unutmadım!

Ne zaman aklıma gelse, en kalbî duâlarımla anıyorum. Bana “Mü’minler ancak kardeştir” hakikatini en derinden yaşatan o bir gecelik ev sahiplerimizden Allah ebeden razı olsun.