TÜRKMEN AY

Duaya dair yolculukların sonu yok gibi. Bunlardan birisi de içimize yaptığımız yolculuk.  Dua, ilim ve anlayış iç içe .

Peygamberlerin ve büyük zatların dualarına baktığımızda bunu görebiliyoruz. Bir kitap gibi okunası duaları var. Rabbimize dua ederken kurdukları cümleler, aynı zamanda O’nu ne kadar tanıdıklarını da bize gösteriyor – tabii, sahip oldukları ilmi ve iç dünyalarını da.

Duada “benim Rabbim” ünvanından “âlemlerin Rabbi” ünvanına giden bir yol var, bir yolculuk var.

“Dua eden bilir, birisi var”(24.Mektup) ve “Dua eden anlar ki birisi var” (23.Söz) – Üstad bu iki cümleyi de kullanmış. Bilmek ve anlamak bir süreç.  Dua ettikçe içimizde değişen bir bilme  ve anlama var.

“Demek insan bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. Mahiyet ve istidat itibariyle her şey ilme bağlıdır. Ve  bütün ulûm-u  hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu marifetullahtır ve onun üssü’l-esası  da iman-ı billâhtır.” (23. Söz, Birinci Mebhas.)

“De ki: Duanız olmasa Rabbim ne diye size değer versin” (Furkan suresi, 77) meâlindeki âyetle birlikte düşündüğümüzde, mânâ çok genişliyor. Duanın nasıl bir kıymeti olduğunu anlıyoruz.  Aslında ettiğimiz dualar da tekemmülümüze ve marifetullaha  vesile. Rabbimiz sanki bize bir bakıma diyor ki: “Beni nasıl tanıdığınızı duanızdan anlarsınız (doğrusunu Rabbim bilir).”

Dua ederken kurduğunuz cümlelerinize bakın. Belki her duamız bir fark ediş, önce kendimizin fark edişi. Biz önce kendimize Onu ne kadar tanıdığımızı anlatıyoruz – cümlelerimizden, isteme şeklimizden, tereddüdümüzden. Bizim fark edişimize bakıyor.

Dua bir ibadet. Diğer ibadetler gibi bizi inşa ediyor. Aczimizi, fakrımızı bize en iyi anlatan şey dua belki. Rabbimiz bizim halimizi zaten biliyor. Ama biz biliyor muyuz kendi halimizi? Biz biliyor muyuz O’nun ne kadar yüce olduğunu, merhametli olduğunu, dayanak olduğunu, sığınak olduğunu, kulunun her duasına cevap verdiğini? İç dünyamızda ama’larımız, acaba’larımız, tereddütlerimiz var mı?

Kimden istediğini bilerek, anlayarak, fark ederek istemek. Her yeni bilmeye, anlamaya, fark edişe yeni bir dua…

Ve Kainat Güneşi Efendimin istemesi.

“Ayakkabınızın bağına varıncaya kadar her şeyi Allah’tan isteyiniz.” Bu ferman nasıl bir tanımayı içeriyor? Nasıl bir tereddütsüzlük?

“Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve Onun Âl ve Ashabına, ezelden ebede kadar Allah’ın ilmindeki şeyler adedince salât ve selâm eyle. Bizi ve dinimizi selâmette kıl. Âmin. ”